Zamanı Yaratan Allah’a Hamd ve Resûl-i Ekrem’e Salât u Selâm
Zamanı yaratan, onu an, saat, gün, hafta, ay, yıl ve asırlar olarak belirleyen yüce Allah’a hamd olsun. Kâinatın Efendisi, âlemlere rahmet olarak gönderilen Rasûl-i Zîşân Efendimiz’e, tertemiz ailesine, O’nunla birlikte zamanların en hayırlısını paylaşan sahâbesine, O’nu göreni gören tâbiîne ve onlara hakkıyla tâbi olan tüm mürşid ve müminlere salât ve selâm olsun.
Tâbiîn döneminden itibaren bazı müfessirler, Kur’ân-ı Kerîm’de geçen:
“Muhakkak ki Biz onu mübarek bir gecede indirdik. Biz (onunla insanları) uyarıcılar olduk. O gece her hikmetli iş tarafımızdan bir emirle ayrılır.”
(Duhân Sûresi, 3–4)
âyetlerini tefsir ederken, bu mübarek gecenin Şaban ayının on beşinci gecesi — yani Beraat Gecesi — olduğunu ifade etmişlerdir.
Selef-i Sâlihînin Beraat Gecesine Bakışı
Selef-i sâlihînin bir kısmı, bu âyet-i kerime ve konuya dair rivayetler çerçevesinde Beraat Gecesi’ne özel bir ehemmiyet atfetmiştir. Ancak şu da bir gerçektir ki; bu gecenin faziletine dair yaklaşımımızda iki uçtan da sakınmamız gerekir: Ne Kadir Gecesi’nden daha faziletli olacak şekilde bir aşırılığa gitmeli, ne de bu gecenin faziletini tamamen inkâr edecek ölçüde ihmalkâr davranmalıyız.
Selefimizin yaklaşımına da uygun olarak, bu geceyi ibadet, zikir, tefekkür, nefsi muhasebe ve benzeri güzel amellerle değerlendirmek — Allah en doğrusunu bilir — sol tarafımıza yazılmayacak, hayırhanemize kayıt düşülecek güzel işlerdendir.ber

