İçeriğe geç

Ramazanı Şerif

Rahman ve rahim olan Allah’ın adıyla; Alemlerin Rabbi olan Allah Teâlâ’ya hamd, Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem)’e, Ehl-i Beytine ve Ashab-1 Kiram’a salat ve selamdan sonra: Ramazan Ayının Fazileti ve Müslümanların Kalbindeki Yeri Müslümanlar için ibadet, günahlardan kaçınma, sabır, mağfiret ve bereket olan Ramazan ayı, yüce kitabımız Kuran-ı Kerim’in inmeye başladığı, İslam’ın beş şartından biri olan oruç ibadetinin ifa edildiği, sünnet olan teravih namazının eda edildiği, mali bir ibadet olan fitir sadakasının verildiği, son on gününde mescitte (camide) itikâfa girildiği, kendisinde bin aydan daha faziletli bir gece olan kadir gecesinin bulunduğu, senenin bütün aylarından daha faziletli olan bir aydır. Kuran-ı Kerim ayı olarak telakki edilen Ramazan ay hakkında ayet-i kerimede şöyle buyrulmaktadır.

“Ramazan ayı ki: insanlar için hidayet olan ve hakkı batildan ayıran hidayet rehberi ve nice açık delilleri olan Kur’an onda indirilmiştir. Öyle ise sizden kim o ay(a ulaşıp on)da hazır olursa, onu oruçlu geçirsin. Her kim o ayda hasta yahut yolculukta olursa (tuta-madığı günler sayısınca,) diğer sayısı belli günlerde (orucunu kaza etsin.) Allah sizin hakkınızda kolaylık ister, zorluk istemez. Bütün bunlar (oruç gününün) sayısını tamamlayıp sizi hidayete eriştirmesi sebebiyle Allah’ı (yücelterek) tekbir getiresiniz içindir, ta ki (ona) şükredenlerden olasınız.” Bu sebepledir ki Ramazan ayı, Müslümanların gelmesini beklediği ve geldiğinde gündüzleri oruç, ge-celeri namaz ile Allah Teâlâ’ya yönelerek rahmet ve mağfiretini elde ettikleri bir ay olmuştur.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir